Taş Köprü
İlk Durak
Tren saat altıyı yirmi geçe kalktı. Perondaki adam elini kaldırdı ama kimseye değil, kendi alışkanlığına selam veriyordu. Sokağın adı değişmişti. Tabelada yeni
Tren saat altıyı yirmi geçe kalktı. Perondaki adam elini kaldırdı ama kimseye değil, kendi alışkanlığına selam veriyordu. Sokağın adı değişmişti. Tabelada yeni isim vardı, altında eskisi hâlâ okunuyordu. Konuşmaya başladığında sesinin tanıdık olduğunu fark ettim. Nereden tanıdığımı çıkaramadım. Telefonun diğer ucunda uzun bir sessizlik oldu. Sonra kapandı. Tekrar aramadım. Yolun sonunda bir tabela vardı, üzerinde iki yön yazılıydı. İkisi de aynı yere çıkıyordu. Odanın içinde hiçbir şey yerinden oynamamıştı ama her şey biraz daha eski görünüyordu. Caddeyi baştan sona yürüdüm. Dükkânların yarısı kapalıydı, açık olanların içinde de kimse yoktu. Dönüş yolunda hiçbir şey konuşmadık. Gerekmedi de zaten.