Kuzeyin Çocukları
Uzun Gece
Masanın üzerinde üç fincan duruyordu. İkisi boştu, üçüncüsü hiç dokunulmamış gibi. Masanın kenarına oturdu, ayağını sallamaya başladı. Bu, konuşmak istediği an
Masanın üzerinde üç fincan duruyordu. İkisi boştu, üçüncüsü hiç dokunulmamış gibi. Masanın kenarına oturdu, ayağını sallamaya başladı. Bu, konuşmak istediği anlamına gelirdi eskiden. Caddeyi baştan sona yürüdüm. Dükkânların yarısı kapalıydı, açık olanların içinde de kimse yoktu. Çantanın içinde bulduğum biletin tarihi üç yıl öncesindi. O gün nereye gittiğimi hatırlamıyorum. Bahçedeki ağaç o yıl hiç meyve vermedi. Komşular bunun bir anlamı olduğunu söyledi. Bana bir şey sormadı. Sormamasına şaşırmadım, sorsaydı ne söyleyeceğimi de bilmiyordum. Sabah olduğunda yağmur dinmişti. Ben hâlâ aynı yerde oturuyordum.