Kapalı Çarşı
Kapalı Çarşı
Tren saat altıyı yirmi geçe kalktı. Perondaki adam elini kaldırdı ama kimseye değil, kendi alışkanlığına selam veriyordu. Telefonun diğer ucunda uzun bir sessi
Tren saat altıyı yirmi geçe kalktı. Perondaki adam elini kaldırdı ama kimseye değil, kendi alışkanlığına selam veriyordu. Telefonun diğer ucunda uzun bir sessizlik oldu. Sonra kapandı. Tekrar aramadım. Pencereden bakınca karşı binadaki ışıklar birer birer sönüyordu. Sonuncusu hiç sönmedi. Masanın kenarına oturdu, ayağını sallamaya başladı. Bu, konuşmak istediği anlamına gelirdi eskiden. Konuşmanın ortasında saate baktı. Ben de baktım. İkimiz de bir şey söylemedik. Pencereden bakınca karşı binadaki ışıklar birer birer sönüyordu. Sonuncusu hiç sönmedi. Bana bir şey sormadı. Sormamasına şaşırmadım, sorsaydı ne söyleyeceğimi de bilmiyordum. Pencereden bakınca karşı binadaki ışıklar birer birer sönüyordu. Sonuncusu hiç sönmedi. Dönüş yolunda hiçbir şey konuşmadık. Gerekmedi de zaten.