İki Kapılı Han
İki Kapılı Han
Deniz o gün olağandışı sakindi. Balıkçılar bunu iyi bir işaret saymaz. Yağmur başladığında içeri girmek yerine saçağın altında bekledim. Odanın içinde hiçbir
Deniz o gün olağandışı sakindi. Balıkçılar bunu iyi bir işaret saymaz. Yağmur başladığında içeri girmek yerine saçağın altında bekledim. Odanın içinde hiçbir şey yerinden oynamamıştı ama her şey biraz daha eski görünüyordu. Pencereden bakınca karşı binadaki ışıklar birer birer sönüyordu. Sonuncusu hiç sönmedi. Caddeyi baştan sona yürüdüm. Dükkânların yarısı kapalıydı, açık olanların içinde de kimse yoktu. Anahtarı kilide soktum ama çevirmedim. Bir süre öyle durdum, sonra geri çektim. Masanın kenarına oturdu, ayağını sallamaya başladı. Bu, konuşmak istediği anlamına gelirdi eskiden. Pencereden bakınca karşı binadaki ışıklar birer birer sönüyordu. Sonuncusu hiç sönmedi. Kapıyı arkamdan kapattım. İçeride kimse kalmamıştı, dışarıda da beni bekleyen yoktu.