Yolu Sen Seç
İlk Durak
O sabah sis vardı. Sisli sabahlarda insanlar birbirine daha az bakıyor, bunu yıllar önce fark etmiştim. Defterin ilk sayfasında bir tarih vardı, gerisi boştu.
O sabah sis vardı. Sisli sabahlarda insanlar birbirine daha az bakıyor, bunu yıllar önce fark etmiştim. Defterin ilk sayfasında bir tarih vardı, gerisi boştu. Yirmi sayfa sonra yazı yeniden başlıyordu, ortadaki boşluk açıklanmamıştı. Masanın kenarına oturdu, ayağını sallamaya başladı. Bu, konuşmak istediği anlamına gelirdi eskiden. Bahçedeki ağaç o yıl hiç meyve vermedi. Komşular bunun bir anlamı olduğunu söyledi, ben inanmadım ama sordum. Konuşmaya başladığında sesinin tanıdık olduğunu fark ettim. Nereden tanıdığımı çıkaramadım, o da yardımcı olmadı. Dönüş yolunda hiçbir şey konuşmadık. Gerekmedi de zaten.