Yolcu Defteri
İlk Durak
O sabah sis vardı. Sisli sabahlarda insanlar birbirine daha az bakıyor, bunu yıllar önce fark etmiştim. Konuşmanın ortasında saate baktı. Ben de baktım. İkimiz
O sabah sis vardı. Sisli sabahlarda insanlar birbirine daha az bakıyor, bunu yıllar önce fark etmiştim. Konuşmanın ortasında saate baktı. Ben de baktım. İkimiz de bir şey söylemedik. Konuşmanın ortasında saate baktı. Ben de baktım. İkimiz de bir şey söylemedik. Bahçedeki ağaç o yıl hiç meyve vermedi. Komşular bunun bir anlamı olduğunu söyledi. Odanın içinde hiçbir şey yerinden oynamamıştı ama her şey biraz daha eski görünüyordu. Sokağın adı değişmişti. Tabelada yeni isim vardı, altında eskisi hâlâ okunuyordu. Masanın kenarına oturdu, ayağını sallamaya başladı. Bu, konuşmak istediği anlamına gelirdi eskiden. Defteri kapattım, rafa koydum. Bir daha açmayacağımı o an biliyordum.