Kırık Ayna
Kırık Ayna
Otobüs son durakta boşaldı. Ben inmedim, şoför de bir şey söylemedi. Defterin ilk sayfasında bir tarih vardı, gerisi boştu. Yirmi sayfa sonra yazı yeniden başl
Otobüs son durakta boşaldı. Ben inmedim, şoför de bir şey söylemedi. Defterin ilk sayfasında bir tarih vardı, gerisi boştu. Yirmi sayfa sonra yazı yeniden başlıyordu. Kutunun içinde fotoğraflar değil, fotoğraf zarfları vardı. Hepsi boştu, üzerlerinde tarihler yazılıydı. Odanın içinde hiçbir şey yerinden oynamamıştı ama her şey biraz daha eski görünüyordu. Konuşmanın ortasında saate baktı. Ben de baktım. İkimiz de bir şey söylemedik. Pencereden bakınca karşı binadaki ışıklar birer birer sönüyordu. Sonuncusu hiç sönmedi. Yolun sonunda bir tabela vardı, üzerinde iki yön yazılıydı. İkisi de aynı yere çıkıyordu. Anahtarı kilide soktum ama çevirmedim. Bir süre öyle durdum, sonra geri çektim. Defteri kapattım, rafa koydum. Bir daha açmayacağımı o an biliyordum.